YAHUDİLİKTE TEMEL KAVRAMLAR İMAN İLKELERİ {3}

Coya DELEVİBu günlerde,(27 Ocak) Auschwitz`in mütteffik ordular tarafından kurtarılmasının 62. yılını idrak ediyoruz. Auschwitz, Yahudi Tarihinin en trajik sayfalarının yazıldığı dönemin meş`um sembolüdür. Bunu asla unutmamalıyız. Bu dönem, daima yazılacak, konuşulacak ve anılacaktır. Her zaman anımsamaları için, gelecek nes

Kavram
9 Ocak 2008 Çarşamba


Öte yandan iman, İbranice’de “emuna” kelimesi ile ifade edilir ve Tanrı’ya ve Tora’ya tereddütsüz inancı belirtir. Bütün mitsvaların (farzların) mantıksal bir açıklaması bulunmayabilir. Fakat emuna sahibi bir Yahudi, bunları kuşku duymadan kabul eden kişidir. Emuna terimi ile “güçlü, dirençli bir inanç” anlatılmak da istenmektedir ve “Amen” sözcüğü de bu bağlamda aynı kökten gelir. İlk peygamberlerden beri emuna, Tanrı’nın yüce varlığına zaten duyulan inançta değil, O’nun istikbale ait vaatlerini de kabullenmek için Biblik anlamda çok mühim rol oynamıştır. Din bilgeleri, gerek Şema’da (Tesniye, 6:4) ve On Emir’in ilkinde kişinin Tanrı’nın emirlerine tamamen teslim olması gerektiğini saptamışlardı. Örneğin Crescas’ta bir emirin kabulünden evvel emri verenin kabul edilmesi gerektiği mantığını dile getirmiştir. Abrabanel ise, imanın bir manevi konumu olduğunu ve imanın kanıtlarının pekiştirilmesi için kişinin; deliller araması, ihtimalleri değerlendirmesi gerektiğini, inançlı kişilerle görüşmesinin yararlı olacağını belirtmiştir. M.S. 10. yüzyılda tek Tanrı’ya inanan diğer dinlerin de karşısında; dindar bir Yahudi’nin iman kaynağının, tarihsel geçmişi olan geleneklerden kaynaklandığı, Saadiah Gaon’un felsefi kıstaslar çerçevesindeki çalışmalarında yer almaktadır.
13 ana ilke ile Yahudilik’te imanı belirli bir disiplin içinde derleyen Maimonides’in (1135񮊄) emunayı işlerken temel olarak aldığı felsefi kavramlara karşın; Yuda Alevi, Tanrı aşkını ve dinsel iletişimi ve heyecanını savunmuş; keza Crescas’ın da katıldığı bu ekolde “emuna”, sevgi  ve neş’e ile idrak edilen ve toptan bir duygusal kendini veriş olarak algılanmıştır.
İman ile bağlantılı ve halk arasında yaygın bir İbranice cümle ise şöyledir: “İm Yirtse Aşem”. Anlamı, “Tanrı öyle isterse”dir ve birşeyin öngörüldüğü ve plânlandığı tarzda cereyan edeceği umudunu yansıtmaktadır. İlk kez bu cümle 1050 yılı dolaylarında Worms’lu R. Eliezer’in ahlâkla ilgili bir eserinde geçer: “Ne öngörmekteysiniz, ‘Tanrı öyle isterse’... cümlesini de ekleyiniz”

Kaynakça: "Yahudilik Ansiklopedisi",
Cilt I, II, III
Yusuf Besalel